KOZ KALESİ

KOZ KALESİ

Kozkalesi sınırları içerisinde olup tarihte şu isimde anılmaktadır

Kuseyr Kalesi

Koz kalesi

Bu kale Helenistik dönemde yapılmıştır.Büyük bir bölümü harap olmakla beraber, güney tarafındaki kalıntılardan iri blok taşlarla yapıldığı, birbirlerinden 100 m. uzaklıkta yarım yuvarlak 2 burcu olduğu görülmektedir.

Koz Kalesi Bizanslılar ve Haçlılar tarafından da kullanılmış, 1268 yılında da Baybars tarafından ele geçirildikten sonra önemini yitirmiştir.

Emeviler dönemi ve Abbasiler döneminde de yasamış olan kale ve 1.2. ve 3. üncü haclı seferleri sırasında bircok kusatmalara tanık olmus. Haclı orduları kaleyi kusatmada kaledeki insanları tahrik etmek ve dısarıya çıkarmak icin esir aldıkları türklerin kellesini kesip MANCILIK teknigi ile kaleye atmıslar. Ama yinede muaffak olamamıslar.

1268 yılında yöreye gelen baybars komutasındaki memlük ordusu kaleyi kusattı ve elegecirdi burdanda 10 mayıs 1268 de Antakyaya hareket etti.

Bir rivayette Hz.Ali'nin oğlu tutsak edildiğinde, bu Kaleye zincirlere bağlı olarak hapsedilmiş. Hz Ali bir gece içerisinde yalnız olarak Bu bölgeye gelmiş, Kale'ye girmiş Oğlunu zindandan kurtarmıştır. Daha sonra Şimdiki Hanyolu Köyü yolu üzerinde bulunan Çayır Çiftliği (Ki oldukça sulak arazi ve bahçeleri vardır.)'nde mesire halinde olan kale kumandanına hücum etmiş, O nu herc-ü merç etmiştir. Daha sonra Bizans Askerlerinin peşlerine düşmesiyle silipois ( St.Pierre Kilisesinin bulunduğu bölge) dağını geçit olarak kullanarak kurtulmak istemişsede; Demirkapı'nın olduğu bölge çok dik yamaçlara sahip olduğundan burayı ilk hamlede aşamamıştır. Durumun vehametini anlayan Hz. Ali, Dağa hitap ederek ''Eğil Ey Dağ'' diye seslenmiş. Fakat dağ bir harekette bulunmamıştır. Bunu üzerine ''YÜZÜN KARA OLSUN EY DAĞ'' diye beddua etmiş, ve o gün bu gündür bu dağın bu cephesi diğer yamaçlara nazaran SİYAH'TIR.Kale 43 bin metrekare bir alana yapılmış ve bir giriş kapısı bulunmaktadır. Kalenin içerisinde 300 metre unzunlugunda bir ciritmeydanı, büyük bir hamam, su depoları, cephanelik, askeri koğuşlar ve gözetme yerleri mevcuttur. Tabiki bunlar hepsi yeraltı bölümleri ve görünenler olanlardır. Çok yerleri çökmüş olduğundan altta çok yerlere girmek sakıncalı ve tehlikelidir. Kalenin üzeri ise at otlatmak için kullanıldıgı her halukarda bellidir. Kalenin dışardan görüşü iki tane burcu görülür. Biri uzun (28 metre) ve biri kısa (23 metre) yüksekligindedir. Burclarda içeriden dışarıya dogru daralan ok atma yerleri mevcuttur. Kale içinde gizli dehlizler ve geçitler vardır. Kuşatma zamanlarında su ihtiyacını karşılamak için, Kale dışında bulunan dere'ye, Kale içinden gizli tünel kazılarak su ihtiyaçları giderilebilmekte idi. Bu tünel hala sağlam olarak durmaktadır.

KALE ANTAKYA müzesi tarafından koruma altına alınmıs olup 2 km asfalt yolu mevcuttur. Kale Antakya'dan tahmini 15 Km sonra harbiye üzerinde bulunana SOFULAR köyünden geçilip, daha sonra 4 Km. daha giderek Kozkalesi Köyü içinden geçilerek gidilebilmetedir. Tavsiyemiz Kaleye giderken, Bölge Jandarmasına haber vermenizdir. Çünkü arkadaşlarla görmek amaçlı gittiğimizde, Kaleden çıkarken farkında olmadan Jandarma tarafından dört yanımızdan kuşatıldığımızı ve suçlu muamelesi gördüğümüzü hatırlatmak isteriz.